Alışveriş sepetiniz boş!

Tarihte Elmas

Elmasın Tarihçesi

İnsanoğlu ile elmas arasındaki aşk, ilk olarak Hindistan’da başladı. Çoğu kaynakta “ilk bakışta aşk” olarak anlatılan bu tanışma, M.Ö 500 tarihinde gerçekleşti. Keşfin hemen sonrasında Romalılar tarafından ticareti yapılmaya başlanan elmas, ilk günden bu yana değerli bir maden olarak kabul edildi.

                             elmasın terihçesi

Ortaçağın ilk dönemlerinde Avrupalı aristokratların, elmasın nadide bir maden olduğunu ve önemli değer taşıdığını fark etmesiyle, elmas elde etmek için yaşanacak büyük serüven de başlamış oldu.

Büyük İskender’in Avrupa ile tanıştırdığı elmaslar, Hindistan’da krallar ve tüccarlar tarafından saklanmaya değer görülmeyen, daha düşük kalitedeki elmaslardı. En iyi elmaslar Hindistan’da saklanıyordu. Bu durum, Avrupalı tüccarları elmasın görünüşünü güzelleştirmeye teşvik etti. İlk kez Venedik’te elmasa şekil verildi. Yüzeyi parlatıldığında göz kamaştıran bir güzelliğin ortaya çıktığını fark eden tüccarların bu alandaki çalışmaları sürdü. Ve bugün hala elmas kesim olarak bilinen “gül kesim ortaya çıktı. Venedik, elmas ticaretinde önemli bir merkez haline geldi.

                              elmasın tarihi

1866 yılında Güney Afrika’da ilk kez elmas bulundu. Sonraki yıllarda, bu topraklarda en dünyanın en büyük elmaslarının bulunmasıyla, elmas madenciliği bu coğrafyaya akın etti. Büyük gelire sahip zengin sınıfın servetini yatırdığı elmas, 1870’li yıllara kadar fiyat artışını sürdürdü. 1890’lı yıllarda De Beers firması, elmas üretimi ve dağıtımını kontrol etmeye başladı. Ham elmas ve fiyatının kontrolü de yine aynı şirket tarafından kurumsallaştırıldı.

1919 yılında pırlanta kesimin bulunmasıyla, elmasın en güzel ve en ışıltılı şekli de keşfedilmiş oldu. 57 fasetli olarak kesilen pırlanta, elmasın en az kayıpla en çok ışıltı elde edilen formu oldu. Bugün hala elmasın en değerli şekli olan pırlanta, fiyat ve anlam olarak da elmasın önüne geçti.